Samuray’ın İşlevselliği!

     Mitsubishi firması uzun bir aradan sonra B sınıfında Attrage modeliyle tekrardan kendine yer edinmek istiyor.Attrage, “Samuray Etkisi” sloganıyla ülkemizde satışa sunulmaya başlamıştı. Bu sınıfta bir araç için ortalamanın üzerinde standart güvenlik özelliği sunmasıyla dikkat çekmeyi başarmıştı. Aslında Mitsubishi ve Mazda gibi Japon otomobil devleri çok kaliteli araçlar üretmelerine rağmen bu araçlar Türkiye pazarında ya rağbet görmüyor ya da bu firmalar ülkemizde sadece belirli modellerini satışa sunuyorlar.


      Kişisel görüşüm ise Mitsubishi’nin Attrage’ı ülkemiz pazarına getirerek iyi bir iş çıkarmasıdır. Az çok herkesin bildiği üzere ülkemizde “sedan otomobil cenneti” gibi genel bir kanı oluşmuş.Attrage, işte bu yüzden ülkemizde en çok satan sedan modellerinden biri olan Renault’un Symbol modeline sıkı bir rakip olacağına inanıyorum. Tabi ki yeni bir model olmasından dolayı birçok müşteri için şu anlık seçenekler listesinde alt konumlarda yer alabilir.


Motor ve Performans
       Attrage, maalesef ülkemizde tek motor seçeneğine sahip olarak sunuluyor. Bu durum Attrage için bir dezavantaj olabilir zira bu sınıftaki çoğu araç en az iki adet (bir benzinli-bir dizel) olmak üzere satışa sunuluyor. Attrage’da görev yapan motor 1.2 DOHC 12V MIVEC (Mitsubishi InnovateValveTiming Electronic Control System) yani Değişken Zamanlı Supap Kontrol Sistemi  teknolojisine sahip ve 6.000 d/d da 80 PS ve 4.000 d/d da 106 Nmtork güç üretebilmekte. Bu motor seçeneği bir manuel ve bir de CVT olarak adlandırılan otomatik olmak üzere iki ayrı şanzıman seçeneği ile satın alınabiliyor. Test aracım ise CVT otomatik şanzımana sahip olan versiyonuydu. Aracın motor hacmi ufak olmasına rağmen sergilediği performans bu sınıf bir araç için etkileyici. Bu performansı tetikleyen iki neden ise; 1. Aracın 945 kilogram boş ağırlığa sahip olması 2. CVT yani değişken zamanlı vites geçişine olanak sağlayan otomatik şanzıman ise neredeyse çift kavramaya sahip otomatik şanzımanın akıcı vites geçişleri kadar etkileyici. İlk kullanım anında bu kadar performans beklememiştim ancak gerçekten beni şaşırtmayı başardı. En azından tek kavramalı otomatik araçlara oranla vites geçişleri bile bence olumlu bir özellik. Bu performansın tabi ki de iç kısma yansıması olmuyor değil.



























      Burada eleştireceğim nokta aracın artan devirlenme ile birlikte artan motor gürültüsü. Yüksek hızlara çıkıldıkça aracın içinde motor gürültüsü belirgin bir şekilde hissediliyor. Bu duruma ek olarak maalesef birde yol ve rüzgar sesi de eklenince biraz can sıkıcı bir hal alabiliyor. Araçla yaptığım sert frenlemeler sonrasında güvenlik açısından herhangi bir problemli duruma rastlamadım. Aracın konforu ise sınıfı için yeterli denilebilir sizi saran yumuşak koltuklar sayesinde konforlu yolculuklar yapmak mümkün. Ancak bu konfor ta ki bozuk zeminlere ya da kasislere gelene kadar sürüyor. Maalesef aracın süspansiyonları oldukça sert tasarlanmış. Bozuk zeminler ve kasislerde bu sert süspansiyonun etkisi görülüyor. Bu sert süspansiyon yol tutuş açısından araca katkı sağlıyor ve aracın izinden çıkmasını engellemeye yardımcı oluyor.
Tasarım
     Attrage’ın tasarımı gayet minimalist, sade ama şık diyebiliriz. İlk bakışta çoğu Japon otomobilinin sahip olduğu sıradışı tasarım detaylarına rastlıyoruz. Genel olarak tasarım anlayışı köşeli hatlara sahip diyebilirim. Ön kısımda neredeyse çoğu detay köşeli yada köşegen bir tasarıma sahip desem yanlış söylemiş olmam herhalde.Ön tasarımına bakıldığında badem formlu far grubu biraz da keskinleştirilerek ve çekik bir karaktere büründürülerek karoser yapısına uyumu sağlanmış. Radyatör ızgarasının köşegen yapısı ve krom kaplı ızgara çıtaları dikkat çekiyor. Sis farlarının hemen köşesine konumlandırılan krom kaplı çıtalarda araca şıklık kazandıran detaylardan birisi olduğunu söyleyebilirim.



























      İç mekanın tasarım anlayışı ise dış tasarım anlayışı ile pek de uyumlu değil. Dış tasarım şık sayılabilir bir yapıya sahip iken iç mekanda ise aynı şeyleri ifade etmek zor. İç mekan daha sade ve yalın bir tasarıma sahip ve bu alan için çokta abartılı tasarım detayları kullanılmamış. Mitsubishi firması bu anlamda geleneğini bozmamış gibi duruyor. Çünkü eski bir çok modelini incelediğimizde de yine iç mekandaki sadeliği hemen fark ediyoruz. Ancak bu tasarım tabi ki müşterilerin tasarım zevklerine göre değişebilen bir durum. Bana göre aracın iç tasarımı bu sınıftaki bir araç için yeterli ve gösterişten uzak.Çift renkli plastik yapısı ile ferah bir iç mekan oluşturulmuş.

























      Gösterge grubunun yapısı büyük ve gayet okunaklı olarak tasarlanmış. Kabinin orta kısmında ise CD-MP3 çalarlı müzik sistemi yer alıyor. Aslında bu sınıftaki araçlarda yavaş yavaş multimedia sistemlerini görmeye başladık ve Attrage’da da bu multimedia sistem sunulsa daha iyi olabilirdi. Ama şimdilik bu müzik sistemiyle yetinecek gibi duruyoruz. Müzik sisteminin hemen altında ise dijital klima ünitesine yer verilmiş. Klima ünitesinin tuşları sade, okunaklı ve kullanışlı olarak tasarlanmış. Bu ünitenin altında ise bir 12V luk soket ve iki adet bardaklık konumlandırılmış.Torpidonun içerisine de bir usb soket yerleştirilmiş.



























    İç mekanda eleştireceğim iki önemli ayrıntı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Birincisi; elektrikli aynaların kumandalarının kapı tutacağına yakın bir konuma değil de direksiyonun altında sol bölüme konumlandırılması. İkincisi ise; Start/Stop özellikli kontak yapısının yine direksiyonun alt kısmına konumlandırılması ve her seferinde ulaşımın kolay olmaması. Bunlar haricinde genel olarak bir problem bulunmuyor. Ön kısımda yeterli diz ve baş mesafesi sunuluyor. Bej rengi iç döşemelerde aracın bu rahat ve ferah tasarımına katkıda bulunmuş. İç mekanda kabinin üst kısımlarında yumuşak karakterli plastik kullanılmış ancak bazı kısımlarda sert plastiğin izlerini görmek mümkün.

     Arka tasarıma baktığımızda ise ön tasarım kadar etkileyici olduğunu söylemek güç. Ancak sade olan yapısıyla genel olarak tasarımla uyumlu olduğu görülüyor. Ben bu kısmı nedense Hyundai’ın Accent Blue modeline benzettim. Neden derseniz; buradaki stop grubunun yapısı az da olsa Accent Blue’nun stop grubuna benzetilmiş. Buna ek olarak arka tasarımın genel tasarımı ve bagaja doğru eğilen tavan yapısı da benzer noktalar arasında olduğunu ifade edeyim. Bagaj kapağında yer alan krom kaplı çıtada şık detaylardan birisi. İç mekanın arka kısmında eğik tavan yapısına rağmen sınıfı için geniş bir alan sunabiliyor. Attrage 450 litrelik bir bagaj hacmi sunarak sınıfının ortalamalarında yer alıyor.
Son Yorum
      Attrage’ın işi açıkçası zor çünkü bu sınıfta köklü ve ülkemizde kendisine yer edinmiş belirli modeller var. Bu konuda aracın sadece tek motor seçeneği ile satılması ise Attrage’ın hanesine bir eksi olarak gidiyor. Ama şunu söylemekte yarar var; birçok güvenlik özelliğini standart olarak sunması rakiplerine bakılınca artı bir özellik olarak karşımıza çıkıyor. Standart olarak sunulan özellikler; 6 adet hava yastığı, ABS, EBD, BA(BrakeAssist), RISE gövde, ASTC (Aktif Denge Kontrolü ve Kaymayı Önleyici Sistem), Start/Stop, ETACS (Elektronik Zamanlama ve Uyarı Kontrol Sistemi, HSA (Yokuş Kalkış Sistemi-sadece CVT modelinde) gibi güvenlik özellikleriyle Attrage’ın eli hiç de boş değil. 1.2 Manuel Intense modelinin başlangıç fiyatı 42.900 TL’den başlıyor. Test aracım olan 1.2 CVT Intense modeli ise 48.350 TL’den başlıyor. Bu fiyatlara sınıfında dizel modellerin alınabilmesi ise fiyatlandırma açısından yine eksi bir özellik olarak karşımıza çıkıyor. Attrage’a bir dizel motor seçeneği eklenirse işte o zaman elinin daha da güçleneceğini tahmin ediyorum.

Yazar: Soner ÜNLÜER

Sponsor: Karahalılar Otomotiv

Otomobile ait tüm teknik veri ve donanımlara linke  tıklayarak ulaşabilirsiniz;

Otomobile ait diğer fotolar: